akis

siemens ruzgar turbini kanatlariEnerji ihtiyacını karşılamanın en çevreci yöntemlerinden biri olan rüzgar enerjisindeki yenilikler geleceğe daha umutla bakılmasını sağlıyor. Siemens’in 30 yıl önce 30 kW güce sahip 5 metrelik kanatlarıyla başladığı rüzgar enerjisi sektörü yolculuğu, 6 MW güç üretimini sağlayan 75 metrelik kanatlarla devam ediyor. Siemens’in deniz üstü rüzgar türbinlerinde kullanım için geliştirdiği yeni 75 metrelik B75 isimli türbin kanatları, daha geniş bir alana etki edebilmesi sayesinde verimlilik artışı sağlıyor. Siemens’in patentli IntegralBlade tekniğiyle tasarlanan yeni kanatlar, kurulum ve işletme maliyetlerinde de avantaj sağlıyor. Benzer kanatlara oranla %20’ye varan oranda daha hafif olan B75, tek parçalı, bağlantı noktası içermeyen tasarımıyla da yüksek dayanma gücü, minimum ağırlık ve uzun ömürlü kullanım faydaları sunuyor.

İlk olarak Danimarka’nın Osterild bölgesinde test edilen B75 türbinler, buradaki 6 MW gücündeki SWT-6.0-154 model rüzgar türbinlerine takılacak. Özel tasarım ve kullanılan fiberglas malzeme sayesinde düşük ağırlıklarıyla lojistik süreçlerini de kolaylaştıran B75 kanatlar düşük rüzgar güçlerinden bile yüksek performans elde edilebilmesini sağlıyor. SWT-6.0-154 ve B75 birlikteliği, 154 metre genişliğindeki bir alandan enerji üretimi sağlayabiliyor. Bu genişlik, dünyanın en büyük yolcu uçaklarından Airbus A380’in iki adedinin yanyana durduğunda kapladığı alana yakın bir mesafe anlamına geliyor.

B75 türbinlerin tercih edildiği bir diğer proje ise DONG Energy’nin İngiltere’de gerçekleştireceği proje. 300 adet yeni deniz üstü (offshore) rüzgar türbininin kurulumunu içeren ve 2014 – 2017 yılları arasında gerçekleştirilecek olan proje, İngiltere’nin deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesini 1.8 GW artıracak olmasıyla da önem kazanıyor. Türbinlerin 6 MW’lık gücü ise her bir türbinin 6000 hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması anlamına geliyor.
İngiltere’nin 2020 için belirlediği 18 GW’lık deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesinin %10’unu tek başına karşılayacak olan yeni proje, Siemens ve DONG Energy arasında bugüne kadar imzalanmış en büyük projelerden biri olmasıyla da dikkat çekiyor. İki firma arasında 1991 yılından bu yana devam eden işbirliği, bugün 13 farklı projede 930 rüzgar türbini ile devam ediyor.

B75’in kullanıldığı yeni projeler, Siemens’in, dünyanın en büyük çevreci ürün portföyüne sahip firma olma ünvanını da pekiştirecek. 2011 mali yılı sonunda müşterilerinin karbondioksit salımını 320 milyon ton azaltmayı başaran Siemens, devreye alınacak yenilenebilir enerji projeleriyle bu miktarı artırmayı hedefliyor. 320 milyon tonluk değer, dünyanın en büyük şehirleri arasında ön sıralarda yer alan İstanbul, Berlin, Delhi, Hong Kong, Londra, New York, Singapur ve Tokyo’nun toplam karbondioksit salımına eşit.

Bugün küresel ölçekte 16.000 MW’lık rüzgar enerjisi kapasitesinde Siemens ürün ve teknolojileri kullanılıyor. Dünya genelinde 11 bine yakın rüzgar türbininin kurulumunu gerçekleştiren Siemens, Türkiye’de ise ikisi devreye alınmış, biri inşaatı süren üç önemli projeyle Türkiye’deki kurulu rüzgar gücü kapasitesine 120 MW’lık katkı veriyor.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın