Quantcast

Zonguldak Çatalağzı’na Kömür Kuşatması

30 30 ×

eren enerji catalagzi zonguldak komur santraliTermik santrallerin arasında kalan Çatalağzı’nda kanser olanlar kurtulmuyor. Günde 17 bin ton kömür yakılan beldede baca gazları ‘online’ izlenemiyor. Radyasyonlu kül dağları yükseliyor.

Zonguldak Çatalağzı’na yolumuz, Mart 2010’da Amasra’da yapılması planlanan termik santralle ilgili haberden dönerken düşmüştü. Karadeniz’e inen bir vadinin içindeki bu ilçenin üzerine kâbus gibi bir duman çökmüştü. Çatalağzı’nın deniz tarafında devlete ait Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) bulunuyordu. Vadinin diğer tarafında ise -senelerce baca filtresi olmadan çalıştırılan ÇATES yetmiyormuş gibi- Eren Holding tarafından kurulan diğer bir termik santral vardı. Kömürle çalışan iki termik santral arasında kalan ilçede kesif bir koku her tarafı sarmıştı ve göz gözü görmüyordu.

eren enerji komur santrali cevreGirdiğimiz bir kahvehanede kirliliğin insan sağlığına tesirlerini dinleme imkânı bulduk. Bir belediye işçisi, 8 yaşındaki oğlunun astım hastası olduğunu, sık sık krize girdiğini anlattı. Mağdur işçi, geçimini sağlayabilecek bir imkân bulsa Çatalağzı’nı hemen terk edeceğini söyledi ve ekledi: “İşimi kaybetmemem için kimliğimi yazmayın.” Kahvehanenin bulunduğu Merkez Mahallesi’ne girdiğimizde ise onlarca kanser tedavisi gören hasta ile karşılaştık.
Gerek Türkiye’nin gerekse kendimizin gündem yoğunluğundan dolayı Çatalağzı’na tekrar gitmek ancak 30 ay sonra nasip oldu. Ancak çok geç kalmıştık. Bir önceki gelişimizde Merkez Mahallesi’nde tedavi gören 30’a yakın kanser hastası vefat etmişti. Beldede bu amansız hastalıktan dolayı can kaybının 150 civarında olduğu tahmin ediliyor. Görüştüğümüz sağlık kurumlarının yetkilileri, hastaların Zonguldak, Ankara, İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerdeki sağlık kurumlarında tedavi gördüklerini belirterek ilçe merkezine ait sağlıklı bir veri bulunmadığını ifade ediyor. Yetkililer ve halk, Sağlık Bakanlığı’nın burada kapsamlı bir kanser araştırması yapması gerektiğini vurguluyor. Durum öylesine ürkütücü ki salgın, kanser eğilimi olan kişileri pençesine alıp 3 sene içinde hepsini öldürmüştü.

Peki, hava hareketlerinin az olduğu bir vadiye, devlete ait bir santral varken nasıl oldu da bir başka santralin daha kurulmasına izin verildi? Çatalağzı’nın termik santral hikâyesi, neredeyse Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt. Çünkü ülkemizde ilk kömürlü termik santral, 1948’de 150 megavat (MW) güçle burada kurulmuş. Devlete ait Çatalağzı Termik Santrali’nin gücü, ilerleyen senelerdeki revizyonlarla 300 MW’a yükseltilmiş. Vadinin diğer tarafında ise 2010’da Eren Holding’e ait 160 MW’lık bir santral faaliyete geçmiş. Daha sonra, başlı başına termik santral gibi olan, her biri 615 MW gücünde iki ünite eklenmiş. Böylece Türkiye’nin en büyük termik santrallerinden biri burada kurulmuş.

Beldedeki çevre kirliliğine karşı mücadele eden Çatalağzı Çevre Koruma (ÇAÇEV) Derneği Başkanı Adnan Akgün, termik santrali kuran şirketin inşaata başlamadan önce bölgeden çıkacak kömürün yakılacağını vadettiğini söylüyor. Akgün’e göre Eren Holding, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile bir rödovans (kiralama) anlaşması imzalamış. Bu sebeple öz kaynaklarla elektrik üretileceği için izin süreçleri kolay geçilmiş. Santral inşaatlarının tamamlanmasına yakın Eren Holding teminatını yakarak kömür çıkarmaktan vazgeçmiş. Çatalağzı’na büyük bir liman yaparak kömür ithalatına başlamış. Şu an kendi ihtiyacını ithal kömürle karşılayan Eren Holding’in, bölgedeki diğer sanayi kuruluşlarına da kömür satarak bu ticaretten yüklü bir gelir elde ettiği ifade ediliyor.

eren enerji zonguldak komur santraliÇatalağzı’ndaki mevcut santrallerde her gün 17 bin tona yakın kömür yakılıyor, binlerce ton kül çıkıyor. İlmî tetkiklere göre bu küller, radyasyon ve sağlığa zararlı ağır metaller ihtiva edebiliyor. Çatalağzı’nda önceleri kamyonlarla denize ve bölgedeki taş ocaklarına dökülen binlerce ton kül, artık borularla kül barajına dolduruluyor. Normal bir barajı andıran kül barajına ÇATES ve Eren Termik Santrali’nden borularla sıvı ve kül karışımı basılıyor. Ayrıca Eren Termik Santrali’nden kamyonlarla kül nakli yapılıyor. Kül barajı ÇATES’in; ancak Eren Holding küllerini dökmek için ÇATES ile anlaşmış.

ÇAÇEV Derneği Başkanı Adnan Akgün, Eren Termik Santrali’ni kastederek, dünyada ilk defa bir santralin, küllerini atacak yeri tam olarak belirlemeden kurulabildiğine dikkat çekiyor. Eren Holding’in, ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporunda ve halkla bir araya geldiği toplantılarda, baca gazlarının yetkililer tarafından ‘online’ izlenmesine yönelik bir sistem kurmayı vadettiğini ancak bugüne kadar bunu yerine getirmediğini belirtiyor. Akgün’ün yerine getirilmediğini söylediği diğer bir vaat de Çatalağzı’ndaki konutların Eren Termik Santrali’nin soğutma suyu ile ısıtılacak olması. Şirketin bu sistemi kuracağını söylediğini ancak bunu yerine getirmediğini belirten Adnan Akgün, Eren Holding yetkililerinin şimdi de yeni kuracakları santraller için bu sözü yinelediklerine dikkat çekiyor. Yörede kanserin çok yaygın oluğunu teyit eden Akgün, “Hangi mahalleye giderseniz gidin, mutlaka yakını kanser olan veya kanserden ölen onlarca aileyle karılaşırsınız.” diyor.

Bunlar yetmiyormuş gibi, aynı şirket, Çatalağzı’nda devasa iki yeni termik santral daha yapmak için izin sürecinin tamamlanmasını bekliyor. Eğer bu izin de verilirse holding, tek başına Türkiye’nin bugünkü elektriğinin yüzde 5’ini üretme kapasitesine ulaşacak.

eren enerji komur santrali cevre kirliligi

 Çatalağzı’nın ateşi yüksek!

Bu arada Zonguldak’ta bulunan Bülent Ecevit Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Kutoğlu’nun danışmanlığında yürütülen bir tez çalışmasında, mahallinde yapılan ölçümlerde Çatalağzı’ndaki yüzey sıcaklığının yaklaşık 4 derece civarında arttığı ortaya çıkmış. Kutoğlu, tıpkı insan vücudunda olduğu gibi ısınmanın, çevrede ve insan sağlığında beklenmedik etkilerinin olabileceği uyarısında bulunuyor. Çatalağzı’nı ‘termik santral kampüsüne’ benzeten Kutoğlu, şunları söylüyor: “Bu ısınmanın etkileri konusunda çeşitli branşlardan uzmanlar araştırma yapmalıdır. Çatalağzı sahilinde denizin ısındığı zaten birçok bilimsel araştırma ile ortaya kondu. Termik santrallerin sağlığa etkisi de araştırılmayı beklemektedir.”

Çatalağzı’ndaki termik santralin tarihçesi ve etkilerinden sonra teybimizi vatandaşlara uzattık. Türkiye’de bugüne kadar kurulan çok sayıda termik santralin çelik konstrüksiyon işlerini yapan müteahhit Mustafa Taşdemir’in eşi de kanserden vefat etmiş. Taşdemir’in “6 ay ömrü var” denilen eşi Aysel Hanım, itinalı tedavi neticesinde 4,5 sene yaşamış. Kanserin en yoğun olduğu Merkez Mahallesi’ndeki evinde görüştüğümüz Taşdemir, termik santrallerde dikkat edilmesi gereken en önemli konunun baca filtreleri olduğunu söylüyor. Taşdemir’e göre ÇATES’te bugüne kadar etkili bir filtre sistemi kurulamadı. Yanlıştan dönülmesi seneler aldı. Bugünlerde arıtma sistemi yeniden elden geçiriliyor. Taşdemir, “Keşke Çatalağzı’nda yaşamasaydık, diyor musunuz?” sorumuza karşılık şunları söylüyor: “Çatalağzı, merhum eşimin memleketi. Hastalığı bir öksürükle çıktı. Röntgende sadece küçük bir beyaz leke vardı. Ameliyatı 8,5 saat sürdü. Kanserli olarak yaşadığı 4,5 seneyi yine burada geçirmeyi tercih etti. Burada eşimden sonra hastalığı teşhis edilen komşularımızdan Ahmet Güneş, baba-oğul Burhan Sarı ve Eren Sarı arka arkaya öldü.”

İnşaatlarına senelerini verdiği termik santrallerden anlayan Taşdemir, zaman zaman Çatalağzı’ndaki tesislerden bembeyaz bir duman çıktığını, herkesin “Ne kadar temiz duman çıkıyor!” dediğini, kendisinin ise “Vurmuşlar kireci, kirliliği kamufle ediyorlar.” diye cevap verdiğini aktarıyor.

Kanserin en yoğun görüldüğü Merkez Mahallesi’nin Muhtarı Murat Karayavuz, mahallesinde neredeyse her evde bir kanser hastası olduğunu belirtiyor. Vatandaşların hastalıklarını gizlediklerini de ifade eden Karayavuz, çevre kirliliğinin ÇATES’in baca filtreleri işlemez hâle geldiği için had safhaya ulaştığını söylüyor: “ÇATES’te yeni filtre çalışması uzadı. Eren Termik Santrali’nin çıkardığı gaz oranlarını bilemiyoruz. ÇED raporunda online göreceksiniz dediler.  İlçe mutlaka termik santrallerin soğutma suyu ile ısıtılmalıdır. Bu yapılırsa hiç olmazsa ısınma amaçlı çıkan dumanın önüne geçilir. Bu sayede hava kirliliğinin biraz olsun azalacağını düşüyorum. Bu olacak dendi, bekliyoruz. Çevre denetimi de zayıf. Burada kirli duman salındığında anında şikâyet edeceğimiz ve gece yarısında bile denetim yapan bir merci yok. ”

Beldede durum vahim ki imkânı olan vatandaşlar burayı terk ediyor. 2000 yılında 9 bin 600 olan nüfus, bugünlerde 8 bine düşmüş. Yöre halkı, ÇATES ve Eren Enerji’nin hava karardıktan sonra özellikle sabaha karşı yoğun kül ve duman çıkarmasından şikâyetçi. İlçe sakinlerinden 3 çocuk annesi Nurcan Şensoy, bahçesindeki masaya elini sürdükten sonra “İnsaf! Daha 2 saat önce masayı silmiştim!” diyor. Eşi madenci olduğu için Çatalağzı’nda yaşamaya mecbur olduklarını dile getiren Şensoy, şunları söylüyor: “Yaz tatilinde İstanbul’da yaşayan kız kardeşime gittim. Orada santrallerden çıkan toz ve duman sebebiyle bizim ne kadar çok temizlik yapmamız gerektiğini anladım. Santraller özellikle hava kararınca daha çok duman bırakıyor. Balkonumuza kül yağıyor.”

Santrale kömür taşıyan paletli sistemin tam karşısında kirada oturan 85 yaşındaki Necmettin Kudu’nun, kirliliğin yanında bir rahatsızlığı daha var. Her kömür boşaltılışında kamyonların kasalarına çarpan kapakların sesinden yakınıyor: “Kirlilik bir tarafa, neredeyse 24 saat burada kömür boşaltılıyor. Sürekli çarpan kamyon kasası kapaklarını düşünün. Gece yarısı yatağımızdan hopluyoruz. Defalarca, kapakları etrafa ses yaymasını önleyecek bir madde ile kaplamalarını istedik. Fakat dinlemiyorlar.”

Santraller yöreyi ısıtmalı

65 senedir kömür boşaltılan mahalleye yakın oturan Salim Yavuz, Çatalağzı’nı “Yaşanacak yer değil.” diyerek nitelendiriyor.  Yavuz, alan çıksa bahçeli evini hemen satacağını söylüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir belediye yetkilisi de Eren Holding’in vadetmesine rağmen yaptığı santrale evlere sıcak su dağıtımını sağlayan üniteyi kurmadığını belirtiyor. Yetkili, geçen günlerde Çatalağzı’ndan bir heyetle Bursa’nın Orhaneli ilçesinde Rus teknolojisiyle yapılan kömürlü termik santrali ziyaret etmiş. Buradaki santralde Ruslar bu üniteye yer verdiği için ilçeye ısıtma suyu sağlanması kolay olmuş. Bu sistemin Eren Holding’in kurmak isteği yeni ünitelerde olacağını vadettiğini söyleyen yetkili, şunları söylüyor: “Zaten kirliliğe doymuş Çatağzı’nda zor bir tercihte bırakıldık. Ya milyonlarca ton kömürün yakıldığı yeni santrale evet deyip ısınma kaynaklı kirlilikten kurtulacağız ya da mevcut durum devam edecek. Bence bakanlık, mevcut santrale bu sistemi kurdurmalı, yeni santrale de izin vermemelidir.”

Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Nisan 2012’de Çatalağzı ve çevresinde termik santrallerin soğutma suyu ile bölge ısıtma sistemi konusunda bir rapor hazırlamış. Rapora göre, ÇATES ve Eren Termik Santrali’nden yaklaşık 1,5 milyon evin ısıtılması mümkün. Zonguldak dâhil civardaki tüm konutların sayısı 620 bin. Ancak proje çerçevesinde ısıtılması planlanan mesken sayısı ise 14 bin. Rapora göre sistem kurulduğunda santrallerden aktarılacak ısı enerjisinin toplam değeri 3,2 milyar metreküp doğalgaz karşılığı, bunun bedeli ise 4 milyar lira. Bu durumda 5 milyon ton karbondioksit ile 100 bin ton kükürtdioksit de atmosfere atılmayacak. Raporda termik santralden ısıtma maliyetinin yüzde 69’unun ısının ilk maliyetinden kaynaklandığına yer veriliyor. Bir bakıma santraller ‘kirletme tazminatına sayarak atık ısılarına ücret istemezlerse bölge çok ucuza ısınacak. Her kış bir ailenin ortalama 3-5 ton kömür yaktığı yörede yeni metotla ısınma maliyeti bin lirayı aşmayacak.

Aksiyon dergisinde yayınlanan yazının devamını okumak için tıklayınız.



İlginizi Çekebilir

Spk, Yeşil Binaların Değerlemesini Yapacak

SPK Başkanı Vedat Akgiray, gayrimenkul değerleme uzmanlığına ek olarak, yeşil binalara da değerleme sertifikası verilmesini önümüzdeki haftalarda, aylarda bir düzenleme

Doğalgaz krizini çözdü 50 milyon TL kâr yazdı

Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca, 2012’nin ilk çeyreğinde 4 milyar TL ciro ve 50 milyon TL kâr elde ettiklerini açıkladı.

2017′de ısı yalıtımı olmayan bina kalmayacak!

Dow Bina Çözümleri Yapı Ürünleri Satış Müdürü Gökhun Kurt, mevcut binaların yalıtılması için henüz zorlayıcı veya yeteri düzeyde özendirici bir

  • misafir

    Öncelikle termik santrallerin soğutma suyunda şehir ısıtması yapılabileceği masalını anlatmamak lazım. Kondenser dönüş hattındaki soğutma suyu sıcaklığı maksimum 40 derece olur bu suyla herhangi bir ısıtma olması öngörülemez. Ancak termik santralin prosesinden alınacak buhar ile şehir ısıtması yapılabilir. Bu sürekli karıştırılan bir olgu.

Haberler haftalık olarak mailinize gelsin
Abone Ol
30 Twitter 3 Facebook 26 LinkedIn 1 Email -- 30 ×