akis

kanal istanbul 98233234565

Çılgın proje Kanalİstanbul, Türkiye’nin elektrik sorununu çözecek. Ekonomist Fikret Bizimcan, 14 bin adet sualtı elektrik türbini ile yılda 56 bin megavatlık elektrik üretecek projeyi Enerji Bakanlığı’na sundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’de açıkladığı ve ‘çılgın proje’ olarak adlandırılan Kanalİstanbul’un Türkiye’nin elektrik ihtiyacının tamamını karşılayacak bir yapıya dönüştürülmesi için proje üretildi. Kanadalılar’ın derin denizde uyguladığı ve Cebelitarık Boğazı’na kurulması için de çalışmaların başlatıldığı sualtı türbin elektrik santralının benzerinin, Kanalİstanbul’a kurulması durumunda yılda 56 bin megavat/saat elektrik üretilecek. Türkiye’nin halen kurulu gücü ise 52 bin 300 megavat seviyesinde. Kanalİstanbul’un uzunluğunun 45 ya da 56 kilometre olması planlanıyor. Kanal’a, 625 metre aralıklarla her birinde 175 türbinin olacağı 80 santral, toplam 14 bin türbin taşıyacak. Elektrik üretimi için suyun akış gücünden yararlanılacak.

Enerji bakanlığı bilgi aldı

Ekonomist Fikret Bizimcan’ın patentini aldığı proje, Başbakanlık ve bakanlıklara gönderildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlıkları’nın özel ilgi gösterdiği projeyi anlatan Bizimcan, “Açılacak kanalın 45-55 kilometre uzunluğunda, 150 metre yüzey ve 120 metre taban genişliğinde olacağı, derinliğinin de 25 metreyi bulacağı belirtiliyor. Bu durumda, Karadeniz ve Marmara’nın muhteşem alt ve üst akıntı gücü elektrik enerjisine çevrilebilir. Bu sistem her denizde uygulanabilir. Ancak, Kanalİstanbul’a inşaat aşamasında kurulması yatırım maliyetini azaltır” dedi.

Tek başına yeter

Projenin Türk Patent Enstitüsü’nde Mayıs 2011’de ‘2011/04331’ numara ile patent altına alındığını söyleyen Bizimcan, şöyle konuştu: “625 metrelik mesafeler suyun akış hızını kesmemesi için düşünüldü. 14 bin adet türbin sualtı oluklu olacak. Bunların 80 santral şeklinde kurulması halinde yılda 56 bin megavatlık elektrik enerjisi üretilmesi mümkün. Türkiye’nin şu andaki kurulu gücü 52 bin 300 megavat. Yani bu proje gerçekleşirse Türkiye’nin tüm elektrik ihtiyacını karşılar.” Fikret Bizimcan, türbinlerin Türkiye’de yapılmasının da mümkün olduğunu vurgulayarak, “İşin güzel tarafı bu teknoloji denizlerimizde ve akarsularımızda da kullanılabilir” diye konuştu. Bizimcan, projenin Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’ne Başbakan’a sunulmak üzere teslim edildiğini belirterek, “İlgili bakanlıklar projeyi gördü ve olumlu buldu” dedi.

Amazon kadar su akıyor

Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na giren üst akıntı suyu miktarı, 2009 ölçümleri ile 260 kilometreküp/ yıl seviyesinde. Marmara’dan Karadeniz’e ise 123 kilometreküp/ yıl su gidiyor. Bizimcan “Karadeniz’den Marmara’ya akan su Tuna Nehri’nden 57 kilometreküp/yıl fazla. Dünyanın en büyük nehri olan Amazon’un 378 kilometreküp/ yıl olan suyunun debisi ile karşılaştırıldığında İstanbul Boğazı’nı dünyanın en önemli nehirlerinin seviyesine getirir” dedi. Bizimcan, kanalın genişliğinin 150, derinliğinin de 25 metre olması durumunda buradan geçecek suyun hızının çok yüksek olacağını vurgulayarak “Bu enerji üretimi için uygun” diye konuştu.

11 Yorumlar

  1. projenin sürekliliğine inanmıyorum.Sürekli akan su mutlaka bitecektir.
    ikincisi ciddiyetten uzak hazırlanmış bir yazı.Çünkü Türkiyenin 1 saattlik tüketimi ortalama 32000 mw. Bu santralin yıllık üretimi ancak 1.5 saat türkiyenin enerjisini karşılar.:)) lütfen daha ciddi konularla gelin…

    • Bu haberde yayından dolayı maddi bir hata olduğu çok açık.Haberde kurulu gücün 56.000 MW olarak anlaşılması gerekmektedir.Projeyi üreten arkadaş , Kuzey denizlerinde ve çok yakında Cebelitarık boğazında yapılacak okyanus tipi su türbinlerini izlemiş ve bunun yeni açılacak kanalda uygulanabileceğine kanaat getirmiş ve bu projeyi üretmiş. Ben bu kişinin http://www.cagaenerji.com adlı sitesini incelediğimde çok mantıklı ve uygulanması çok mümkün bir fikir ortaya sunduğunu anladım.Bu arkadaş, bu projenin İstanbul boğazı ve Çanakkale boğazında uygulanmasının 3 sebeple mümkün olmadığını,1.si Uluslararası boğazlar anlaşmasının buna engel teşkil edebileceği 2.si boğazlardaki su akışının kontrolsüz akıyor olması ve bu suyun kontrolünün zor olması 3.sü ise akan bir su yolunda bu projenin çok maliyetli ve verimsiz olduğunu ileri sürüyor.Bu arkadaşın bu fikrini Prof.Dr. Ahmet Ercan “İstanbul boğazında en fazla 500 MW güç üretilebileceğini” Siemens grubu ise ” 5000 MW güç üretilebileceğini söylüyor.Arkadaşlar, bu proje hayal değil gerçek olur. Sonra arkadaş , Kanalın güzergahı tespit edildiğinde kanalın açılması sırasında suyun akışının yapılacak mühendislik hesaplamaları ile hızının akışının yerine göre artırılabileceğini ve yerine göre azaltılabileceğini söylüyor.Bu işinde yatırımın artık mühendislik olduğunu açıkça söylüyor. Ayrıca adın verdiğim site incelendiğinde projenin su altı hidroelektrik santraller de yapılarak da aynı güçte enerji üretilebilecek alternatif bir proje daha ortaya koyuyor. Su altı oluklu türbinlerin çapının 1,5 metrede 1 MW güçten başlayıp, 5 metre çapında 5 MW güce kadar çıktığı ve tuzlu suyun tatlı sudan onlarca kez daha fazla güçlü olduğu ve yine tuzlu suyun havadan 875 kat güçlü olduğu düşünüldüğünde kanal istanbul gibi dar bir kanaldan akacak 4 knot ve daha fazlası güçteki tuzlu suyun 80 ayrı santral duvarında ve her duvarda 175 adet 1MW ile 5 MW arasındaki 14.000 adet Türbinle 56.000 MW kurulu gücün sağlanabileceğine inanıyorum.Ayrıca, bu su altı okyanus tipi türbinlerin tamamı yerli üretilebilir.Çünki ülkemizde bu tür teknoloji ve türbinlerin ortasına yerleştirilecek dinamoları üretecek sanayimiz mevcut. Lütfen bu projeye hep birlikte sahip çıkalım ve projenin mühendislik açısından geliştirilebilmesi için hep birlikte elele verelim.

      • kurulu güç 56.000 mw olur mu sende olayı çok yanlış anlaşmışsın be arkadaş, enerji olarak 56.000 mwh demek, kurulu gücü 6-7 MW lık küçük baz yük santral eşdeğeri demek..

        • 2011’den beri sanırım Kontrol Kalemi’de vardı böyle bir tartışma, konu ile ilgili arkadaş açmış olabilir. Kurulu güç 56.000 MW olarak bahsediliyordu hep. Hani gerçekten de Türkiye kurulu gücüne yakın bir kurulu güçten sözediliyordu hep. Ha uygulama noktasında ne olacağını bilemem o başka da, bir 56.000 MW vardı hep hani.

          • Böyle bişe ola bilir bu yılarda sürse çok faydalı olcanı
            düşünüyor Ener jı bakımından

  2. Yazıda bir çok çelişki var. Ya aktaran yanlış/eksik anlamış ya da bu çalışmayı hazırlayan kişi gerçekten konu hakkında pek bir şey bilmiyor.
    Sistemin kurulu gücü mü 56.000 MW olacak yoksa yılda üretimi mi 56.000 MWh olacak? Yazıda her iki ifade de kullanılmış ki birbiriyle alakasız şeyler. Biri güç diğeri enerji. Ayrıca Türkiye’nin kurulu gücü 52.000 MW değil; yaklaşık 62.000 MW.
    Asıl önemli konulardan biri su altında o derinlikte kurulacak 80 santral ve 14.000 türbinin maliyeti ve mühendislik zorlukları.
    Bana ciddiyetten çok uzak bir haber gibi geldi.

  3. Arkadaş çok fazla National Geographic izlemiş galiba. Orda bir belgeselde, Newyork ta yapılmış benzer su altı tribünü vardı. İlk defa olan bir değil yani.

  4. akillara ziyan bir haber daha 😀
    gercekten merak ediyorum o ekonomist mi bu birbirleriyla celisen sacma sapan bilgileri verdi yoksa onu dinleyip anlamadan aktaran mi?
    arkadas hem senede 56bin mw güc diyorsun (ki bu 13mwlik bir güce tekabul eder, ve 2-3 rüzgar gulunun gucune esit olur ve gercekci bir rakamdir, buyukluk olarak haber niteligi tasimaz fakat yeni bir teknoliji oldugu icin haber yapilabilir)
    hem de bu santral tek basina türkiyenin tüm elektrigini karsilayacak diyorsun, (lise defterlerini biraz karistirip enerji guc tanimlarina bir baksan da bu haberi öyle yapsan)
    türkiyenin kurulu gücü olarak verdigin rakam gücün taniminda oldugu gibi saatte üretilebilecek enerjidir.
    tek basina 56bin mw gücünde olan santral mi olur a benim hesap kitap bilmez ekonomistim ve sabah muhabirim…

    http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/10/24/cilgin-projeye-cilgin-santral

  5. Türkiyenin tüm kıyılarına bu sistemi kuracağız desen inanırım ama yalnızca tek kanalda 56 bin mw yakalaman hayal.

  6. Söz konusu enerjiyi üretmek ve dışa olan bağımlılığımızı bitirmek elzemdir. Bu tarz büyük proje ihtiyaç olmakla beraber ekoloji dengesi göz önünde bulundurularak yapılması gerekmektedir .

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın