Türkiye’nin Jeotermal Kaynakları, Projeksiyonlar, Sorunlar ve Öneriler Raporu TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından yayımlandı.

Raporun sunumunda aşağıdaki ifadelere yer verildi:

Hızla artan nüfus ve teknolojik yeniliklere bağlı olarak gelişen endüstrinin enerji gereksinimi karşılamak üzere, ülkeler bir yandan alışılmış enerji kaynaklarından daha ekonomik yararlanma yollarını ararken bir yandan da konvansiyonel enerji kaynaklarının yerine geçebilecek, yenilenebilir enerji kaynaklarından çok kapsamlı bir biçimde faydalanma yollarını da araştırmaktadırlar. Bu durum, doğru işletme yöntemleri kullanıldığında yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olan jeotermal enerjiyi alternatif bir kaynak olarak daha önemli bir hale getirmektedir.
Bundan yaklaşık 12.000 yıl önce Akdeniz bölgesinde banyo, ısınma ve pişirme amaçlı olarak kullanılmaya başlanmış olan jeotermal kaynaklar bugün, elektrik enerjisi üretimi, merkezi ısıtma, merkezi soğutma, sera ısıtması gibi ısıtma/soğutma uygulamalarında, endüstriyel amaçlı kullanımlarda proses ısısı temini ve kurutma işlemlerinde, karbondioksit, gübre, lityum, ağır su, hidrojen gibi kimyasal maddelerin ve minerallerin üretiminde, termal turizmde kaplıca amaçlı kullanımda, düşük sıcaklıklarda (30°C’ye kadar) kültür balıkçılığında ve mineraller içeren içme suyu üretimi gibi bir çok alanda kullanılmaktadır.
Ülkemiz gibi jeotermal enerji açısından şanslı ülkeler için yenilenebilir öz kaynak oluşturmasının yanı sıra, çok amaçlı kullanımı, temiz, çevre dostu ve ekonomik olması gibi önemli avantajlar sunan jeotermal kaynakların aramasından işletmesine kadar geçen süreçlerin doğru olarak tanımlanması, kaynağın korunması, geliştirilmesi ve sürekli bir üretimin sağlanması da ayrı ve özel bir önem taşımaktadır. Kamusal bir kaygı başta olmak üzere, bu amaçların hayata geçmesinde jeoloji mühendisliği hizmetleri de temel bir faktör haline gelmektedir. Jeotermal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması kapsamında prospeksiyon, jeolojik harita üretimi, jeotermal kaynak oluşumunu yorumlamak amacıyla su ve kayaç örneklerinde yapılan jeokimya ve hidrojeokimya çalışmaları, jeotermal kaynakların beslenim ve boşalım ilişkilerini ortaya koymaya yönelik hidrojeoloji çalışmaları, sistemin oluşum sıcaklığını belirlemeye yönelik alterasyon çalışmaları, akışkan iletimini sağlayan ve rezervuar oluşumunda etkili olan tektonizma çalışmaları ile sistemi bütünleyen diğer parametreleri belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır.
Yeraltından üretilen diğer kaynaklardan farklı olarak bir dinamik yapıya sahip olan, jeotermal kaynaklar işletilmesi sırasında bile dinamik olma özelliğinden dolayı kaynağın davranışlarının ve akışkanın sürekli izlenmesinin gerektiği, ortaya çıkabilecek sorunların jeolojik anlamda çözümün üretildiği, üretilen akışkanın enjeksiyonu, reenjeksiyonu gibi çalışmalar jeoloji mühendisinin görev alanı içerisindedir. Sonuç olarak, jeotermal kaynakların aranması, geliştirilmesi, işletilmesi ve terk edilmesi faaliyetleri temel olarak jeoloji mühendisleri tarafından yerine getirilmesi gereken çalışmalardır. Enerjide yüzde yetmiş oranında dışa bağımlı olan ülkemizde, doğru işletildiğinde insan ve doğaya duyarlı “yerli-yeni-yenilenebilir” temiz enerji kaynağımız olan jeotermal kaynaklarımızın kamusal hizmet anlayışı içinde, merkezi ve bütüncül bir planlama ile değerlendirilmesi özel bir önem taşımaktadır.
Mesleğimizin önemli bir çalışma alanı olan jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular, Odamız tarafından üzerinde önemle durulan bir konu olmuş; bu alanda sempozyumlar, çalıştaylar ve meslek içi eğitimler gerçekleştirilmiş raporlar hazırlanmıştır. Bu çalışmalarımızın bir devamı olarak; son zamanlarda, bir yandan çalışma ve yatırımlar artarken, öte yandan mevzuat, idari ve teknik sorunların yaşandığı jeotermal kaynakların mevcut durumunu irdelemek, bu alandaki beklenti ve hedeflere ulaşmak içinyapılması gerekenleri gündemde tutmak, sektörde yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlamak amacıyla Türkiye’nin Jeotermal Kaynakları, Projeksiyonlar, Sorunlar ve Öneriler Raporu’muz hazırlanmıştır. Bu raporumuzun, yaşanan sorunlara çözüm üreterek gerekli adımların atılmasına fayda sağlayacağını umut ediyor, raporun hazırlanmasını sağlayan başta Odamızın Bilimsel Teknik Kurulu Jeotermal Kaynaklar Üyesi ve Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Çalışma Komisyonu Başkanı Sayın İbrahim AKKUŞ ve Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin ALAN’a, yine raporun hazırlanması süreçlerinde katkı veren Odamız Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Çalışma Komisyonu Üyelerine, rapor içerisinde yer alan verileri bizlerle paylaşan MTA Genel Müdürlüğü’ne, 81 İlimizin İl Özel İdaresi Genel Sekreterlikleri ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına teşekkür ederiz.
Rapora ulaşmak için tıklayınız.