ABD Başkanı Donald Trump, bir önceki Başkan Barack Obama’nın iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uygulamaya koyduğu çevre düzenlemelerini fiilen kaldıran kapsamlı bir kararname imzaladı. Bu adım, küresel iklim değişikliği anlaşmaları üzerinde yıllardır verilen çabaların boşa gideceği endişelerini doğurdu.

Trump imza töreni sırasında yaptığı açıklamada, “Madencilerimizi tekrar iş başına döndüreceğiz ve gerçekten temiz kömür üreteceğiz” dedi. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer da, Trump’ın hem çevreyi korumak hem de aynı zamanda ABD’deki enerji üretimini teşvik etmeyi içeren iki hedefi arasında bir denge kurabileceğine inandığını belirtti.

Spicer günlük basın brifinginde yaptığı açıklamada, “Başkan çevreyi korumak ile ekonomimizi teşvik etmenin birbirlerini dışlayan hedefler olmadığına güçlü biçimde inanıyor. Bu kararname, ekonomik büyüme ve istihdam üretiminden taviz vermeden temiz hava ve suya sahip olmamıza katkı sağlayacak” diye konuştu

Trump’ın kararnamesi, ülke içi enerji üretimini fosil yakıtlar şeklinde artırmak için yarım düzineyi aşkın kuralın askıya alınması, iptal edilmesi ya da gözden geçirmek üzere tanımlanmasını öngörüyor. Kararname, ilgili federal kurumları, yönetimin gelecekteki enerji politikası için bir plan oluşturulmasına yönelik 6 aylık sürecin ilk adımı olarak, enerji üretimine engel oluşturduğu düşünülen kuralları tespit etmekle görevlendiriyor.

Gözden geçirilecek düzenlemeler arasında, termik santrallerde sera gazı emisyonlarını kısıtlayan Temiz Enerji Planı da yer alıyor. Kararname, önceki Başkan Barack Obama’nın çevre konusundaki girişimlerinin birçoğunu iptal ederken, federal yetkililerin kararlar alırken bunların iklim değişikliğine ne kadar etki yaptığını göz önünde bulundurmaları şartını da kaldırıyor.

Ozon tabakasının delinmesi üzerine yaptığı çalışmayla 1995 yılında Nobel ödülüne layık görülen Paul Crutzen ise, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, birçok kişinin, Trump’ın böyle bir kararnameye imza atması halinde bunun bir felakete yol açacağı noktasında hemfikir olduğunu söyledi. Crutzen, “Şu ana kadar başarılan ne varsa hepsi yok edilebilir,” dedi.

Trump bugüne kadar Obama’nın iklim politikasından duyduğu hoşnutsuzluğu defalarca dile getirdi. Seçim kampanyası döneminde Trump, Obama’nın Temiz Enerji Planı’nı ‘istihdam öldüren’ düzenlemeler getirdiği gerekçesiyle ‘aptalca’ olarak nitelemişti. Başkan Trump’ın bugün imzalamayı planladığı kararname, Çevre Koruma Dairesi’nden (EPA) Temiz Enerji Planı’nın içerdiği düzenlemeleri kapsamlı şekilde gözden geçirmesini istiyor. Trump’ın 2018 bütçe teklifi, EPA’ye sağlanan fonlarda yüzde 31 kesinti yapılmasını öngörüyor. Teklifte iklim değişikliğiyle mücadeleye ayrılan fonların neredeyse tamamı kesilirken, Trump’ın Bütçe Direktörü Mick Mulvaney de, “Buna artık para harcamayacağız” demişti.

 

Kararnameden sızan detaylar iklim konusunda çalışan bilim insanları arasında sert tepkilere neden oldu. California’daki Scripps Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Tim Barnett, kendisi bir Trump destekçisi olsa dahi, Temiz Enerji Planı’nın içerdiği düzenlemeleri tersine çevirmeyi vicdansızca bulduğunu söyledi. Barnett, “Küresel ısınma Demokratik ya da Cumhuriyetçi meselesi değil” dedi. Sierra Club Üst Yöneticisi Michael Brune da Trump’ın kararnamesini “Amerikan tarihinde iklim konusunda atılan adımlara bugüne kadarki en büyük saldırı” olarak niteledi.

Washington’da da iklim değişikliği konusundaki görüşlerin partiye göre farklılık gösterdiği görülüyor. Cumhuriyetçiler’in hem Beyaz Saray hem de Kongre’nin iki kanadını da kontrol etmesi sayesinde, Obama döneminde büyük oranda dışlanan, iklim değişikliğine şüpheyle bakan görüşler güç kazandı.

Penn State Üniversitesi bünyesindeki Dünya Sistemi Bilim Merkezi Direktörü Michael Mann Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, iklim değişikliğine şüpheyle bakan çevrelerin profillerinin yükselmesinin, enerji sanayi çıkarlarını savunan büyük şirketlerin büyük paralar döktüğü kampanyalarla bağlantılı olduğunu savundu.

Mann, “Trump’ın yönetimi, hava kirliliği çıkarlarıyla yakın bağları bulunan kişilerle dolu, mesela ExxonMobil. Fosil yakıt endüstrisinde en büyük özel aile şirketine sahip Koch kardeşlerin amacı eskiden beri, hükümetin tüm düzenlemelerini ortadan kaldırmak ve böylece kendi karlarını artırmak şeklinde oldu” diye konuştu.

İklim değişikliğine şüpheyle bakan kesimler, paranın bilimsel tartışmalara gölge düşürdüğü noktasında mutabık ama bunun etkileri konusunda ayrışıyor. Muhalif çevreler, araştırmalara yönelik milyarlarca dolarlık devlet fonları için sıkı rekabetin akademisyenleri iklim değişikliği tehlikesini abartmaya zorladığı görüşünü dile getiriyor.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın