Samsun Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Mehmet Özdağ, Türkiye’de Enerji Kimlik Belgesi olması gereken bina sayısının 9 milyon 152 bin 655 olduğunu söyleyerek, “Şu ana kadar bu belgeyi alan bina sayısı 500 bin” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ‘Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nde değişiklik yaparak 28 Nisan tarihinde Resmi Gazetede yayınladığını belirten Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Mehmet Özdağ, “Yapılan değişikliğe göre binaların enerji kimlik belgesi almaları için 2 Mayıs 2017 tarihinde dolan süre 1 Ocak 2020’ye ertelendi. Bu erteleme yapılmamış olsaydı 2 Mayıs 2017’den sonra mevcut binaların alım, satım ve kiraya verme işlemlerinde enerji kimlik belgesi düzenlenmesi şartı aranacaktı. Eski bina stokunun ancak binde beşinin bu belgeye sahip olduğu düşünülürse yaşanacak kaos şimdilik ertelenmiş oldu. Enerji verimliği için gerekli politikalar oluşturulup, eğitim, bilinçlendirme, teşvik, Ar-Ge faaliyetleri, izleme, ölçme ve değerlendirme işlem adımları atılmadığı için 10 yıllık uygulamanın sonuçlarına bakılırsa mevzuatın çoğu kağıt üzerinde kalmış görünüyor” dedi.

Türkiye’de ‘Enerji Kimlik Belgesi’ alması gereken bina sayısının 2015 yılı sonu itibariyle 9 milyon 152 bin 655 adet olduğunu belirten Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Mehmet Özdağ, “Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih olan 2010 yılından bu yana Enerji Kimlik Belgesi alan bina sayısı 500 bin. Bu sayının 450 bini 2011 yılı sonrasına ait olup zaten Enerji Kimlik Belgesini zorunlu olduğu için almış. Kamu binalarının enerji kimlik belgesi hakkında ise hiç veri yok. Sonuç olarak 2011 yılı öncesi yapılmış mevcut binaların sadece 50 bini yani binde beşi enerji kimlik belgesini almış durumdadır. Şu anda mevcut eski-yeni tüm binaların yaklaşık yüzde 5’i Enerji Kimlik Belgesi almış durumdadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde Değişiklik yaparak eski binaların Enerji Kimlik Belgesi alamamasından kaynaklanacak ticari kaosu ötelemiş oldu. Çünkü zaten kriz içerisinde varlığını sürdüren ülke ekonomisinin bir de konut sektöründe yaşanacak bir krizi atlatması mümkün olamayacaktı” diye konuştu.

Binalarda yapılacak enerji verimliliği ve tasarrufu uygulamaları ile yılda yaklaşık 5.5 milyar dolarlık bir tasarruf potansiyeli olduğunu söyleyen Mehmet Özdağ, “Tamamına yakınını ithal ettiğimiz doğalgaz ile yaklaşık 9 milyon yalıtımsız binayı kışın ısıtmaya, yazın da soğutmaya çalışarak enerji tüketimi artırılıyor. Sonra da enerji tüketimindeki bu artış ekonominin büyüme hızı ile açıklanarak bu sonuçtan gurur duyuluyor. Şimdiye kadar tüm binaların enerji performanslarının iyileştirilmesi sağlanabilirdi. Ancak enerji verimliliğine harcanacak kaynaklar Nükleer Santrallar ve kömürlü termik santrallar için uzun vadelerle yüksek fiyattan alım garantileri verilerek önümüzdeki en az 20 yılın vergi gelirleri şimdiden ipotek altına alınmış ve insanlarımızın sırtına yeni yükler bindirilmiş oluyor.” dedi.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın