Sevilla yakınlarındaki araştırma merkezi iMETland’de atık suların çevreye en uygun şekilde arıtılması için çalışmalar yapılıyor. Proje küçük şehirlere büyük katkı yapabilecek.

Araştırma merkezine geldiğinizde birçok araştırma merkezinin aksine havada bir çöp kokusu alınmıyor. Endüstriyel yapılar ya da sivrisinekler de görülmüyor. Yakın yerleşim bölgesindeki atık sular burada yeraltı mikroorganizmaları kullanılarak doğal bir şekilde arıtılıyor. Aslında yapılan geleneksel bir yöntemin son araştırmalarla geliştirilmiş hali.

Proje kapsamında çalışan araştırmacılardan Abraham Esteve-Núñez araştırmanın etkileyici sonuçlar verdiğini ifade ediyor: “Araştırmacılar organik atıkları öğütürken elektrik üreten elektroaktiv bakteriler kullanıyor. Üretilen elektronları ayrıştırmayı sürdürürsek elektroaktif bakteriler, suyu alışageldiğimizden 10 kat daha hızlı arıtabiliyor. Bu sebeple ki arıtma alanı kum ve çakıl yerine iletken maddelerle dolu.” dedi.

Esteve-Núñez sistemin enerji yönünden de çok avantajlı olduğuna dikkat çekiyor. “Sisteme giren atık su dışarıdan hiçbir enerji gerektirmiyor. Burada özel mikroorganizmalarla, elektrik üretebilen elektroaktif bakteriler etkileşime giriyor. Bu iletken bir madde ve fiziki destek sağlıyor. Bakteri buna benzer maddenin yüzeyini kaplıyor. Aynı zamanda da suyun arıtılmasını sağlayan metabolizma işleyişi hızlandırıyor. Sonuç: Sıfır enerji tüketerek suyun arıtılması ve geride de tortu kalmaması.” diye konuştu.

Atık su tankındaki su bio-filtreden geçerek temizleniyor ve sulamada kullanıma hazır hale geliyor. CENTA Araştırma grubu şefi Juan José Salas Rodriguez “bu teknoloji sadece burada Sevilla yakınında değil tüm dünyada uygulanabilir” diyor. “Bu sistem İspanya, Meksika, Arjantin ve Danimarka’da uygulanmaya başladı. Çok soğuk iklimlerde de sorunsuz bir şekilde işlediğini teyit edebildik. Unutmayalım ki suyu arıtan biokütle toprağın altında, böylece daha düşük sıcaklıklarda da işliyor ve aynı arıtma sonucunu veriyor.” diye konuştu.

Danimarka’da Avrupa Birliği araştırma projesi çatısı altında araştırmacılar, iletken maddelerin en etkin ve aynı zamanda da en az maliyetle kullanımı için çalışıyor: Carlos A. Arias: “Kullandığımız madde petrol endüstrisinden bir atık. Bakteriler yüzeyini kaplıyor ve onun iletkenliğiyle geçen elektronlar organik maddelerin ayrıştırılmasına katkı sağlıyor.” dedi.

Araştırmacılar elektroaktif bakteriler tarafından üretilen enerjinin akımını farklı derinliklerde ölçebilmek için özel cam elktrodlar geliştirmiş. Suyun ne kadar başarıyla arıtılabildiği de alınan farklı örneklerle ölçülüyor. Devam eden araştırmaların, suyun en iyi ve en hızlı şekilde hangi maddelerin kullanımıyla arıtılabileceğini ortaya çıkarması hedefleniyor. Bu gelişmenin de tüm dünyada birçok farklı alanda olumlu etki yapması bekleniyor.