Kasım 2015’ten bu yana İran’ın petrol anlaşmaları için getirdiği yeni model (Iran Petroleum Contract – IPC) açıklandı. Aynı zamanda, 100 milyar dolar değerinde olan 49 petrol ve doğal gaz sahası IPC kapsamında yabancı yatırımcılara açıldı. İran’da birtakım muhalif görüşler ve eleştiriler nedeniyle henüz yeni anlaşmalar yapılamamışken, IPC modeli de son onay için İran Yüksek Milli Güvenlik Konseyi’nin kararını bekliyor.

IPC modeliyle yapılacak yeni anlaşmalarda muhalifleri en çok kızdıran ve bu konuda dirence neden olan madde üretilen petrolün yüzdesinin yabancı yatırımcılara verilmesi ve projelerin nasıl yönetildiği oldu. Yabancılara üretimden pay verilmesi muhalefet tarafından “Ulusal Mülkiyet İhlali” olarak adlandırılmıştır.

IPC anlaşmaları Irak’ın petrol anlaşmalarına çok benziyor. Anlaşma gereğince saha üretime devam ettiği sürece üretimden elde edilen nakit paradan yabancı yatırımcıya pay veriliyor. Bu anlaşmalarda projelerin yönetimi de yabancılara veriliyordu. Bu gerçek doğrultusunda yabancı firmalar yüklenici olarak projelere dahil oluyorlardı. Irak son 10 yılda yani 2007 yılından itibaren petrol sahalarını bu anlaşmaya benzer bir anlaşma çerçevesinde yabancı yatırımcılara vermiş ve üretim kapasitesi 2,5 kat artarak günlük 4,4 milyon varile ulaşmıştır ve bu sayının 2017 yılı sonunda 5 milyon varile ulaşması beklenmektedir.

Aynı dönemde ise İran’ın petrol üretimi günlük 3,85 milyon varilde kalmıştır. Başka üzücü bir konu ise her yıl 0,3 milyon varil günlük üretim kapasitesinin azalması ve İran petrol kuyuların % 80’inin ömrünün sonuna geliyor olmasıdır. Bunun temel nedeni ise İran petrol kuyuların su ve gaz vurarak üretim kapasitesini sabitlemeye çalışmasıdır. Ancak fazla başarı sağlayamamıştır. Durum böyle devam ederse gelecek yıllarda İran’ın durumu iyiye gitmeyecek ve yeni sahaları geliştirmeye ihtiyaç duyacaktır.

İran için önemli olan hem yatırım bulması hem de verimlilik endeksinin (recovery rate – bir havzadan çıkarılan petrol miktarı) artmasıdır. Günümüzde İran petrol sahalarındaki rezervlerinin sadece dörtte biri üretilme potansiyeline sahiptir. İran, verimlilik endeksini ve üretim kapasitesini artırmak için gelişmiş teknolojiye ihtiyaç duymaktadır. Bugünkü duruma ilaveten petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi halinde hiç şüphesiz ki yabancı petrol firmaları eski Buy Back anlaşma yöntemi ile İran petrol sahalarında yatırım yatırmaya hazır olmayacak ve ilgi duymayacaklardır.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 2016 yılında yeni petrol rezervlerinin araştırılması son 70 yılın en düşük seviyesine indi. 2015 yılında küresel petrol ve doğal gaz yatırımları yüzde 25 azalarak 585 milyar dolar oldu.

İran’ın petrol sahalarının yanı sıra doğal gaz sahaları da gelecek yıllarda ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalabilir. İran Güney Pars sahasında, günlük 500 milyon metreküp doğal gaz üretilmekte ve bu saha İran’ın tüm doğal gaz üretiminin %6o’ını kapsamaktadır. Güney Pars Sahası’nın geri kalan tüm aşamaları (fazlar) üretime geçtiği takdirde İran’ın doğal gaz üretimi bu sahada günlük 500-720 milyon metreküpe ulaşacaktır. Ancak, bunun için şimdiye kadar gerçekleştirilen 70 milyar dolarlık yatırıma ek olarak 20 milyar dolarlık yatırım daha yapılması gerekmektedir. Ama unutmamalıdır ki; 5 yıl sonra yani 2022 yılından itibaren Güney Pars sahasının üretim kapasitesinde basınç azalmasından dolayı büyük düşüş yaşanacak ve üretim yüzde 25-30 oranında düşecektir. İran, mevcut durumda kullandığı 1500 tonluk platformları, her birinde 2-3 kompresör taşıyabilecek 15-20 bin tonluk platformlarla değiştirmeli ve böylelikle azalan üretim kapasitesini telafi etmelidir.

İran’ın ikinci büyük doğal gaz projesi Kish Havzası, geçen 10 yıldan bu yana genişletme operasyonu başladığı halde hala beklenen ilerlemeyi sağlayamamıştır. İran’ın 2017 yılına kadar Kish Havzası’ndan günlük 28 milyon metreküp doğal gaz üretimi sağlayabilmek için 2,5 milyar dolar yatırım yapması gerekirken, yalnızca 250 milyon dolar yatırım yapmıştır. Projenin 2022’de operasyonel hale gelmesi bekleniyor.

İran’ın doğal gaz üretiminin 2020 yılına kadar yıllık 90-100 milyar metreküp artması bekleniyor. Ancak 2022 yılından sonra üretimin düşmesi ve gaz talebinin önemli ölçüde artacağı tahmin ediliyor. İran’ın IPC tabanlı projelere ağırlık vermek ve 49 sahayı üretime geçirmekten başka çaresi kalmamıştır.

Wood Mackenzie araştırma merkezinden kıdemli analist Homayoun Falakshahi, İran’ın Güney Pars ve Kish sahalarının üretime girmesiyle birlikte, gaz üretim potansiyelinin 2022 yılına kadar yılda 320 milyar metreküpe ulaşacağını belirtmekte. Falakshahi, satılabilir gaz miktarının 2017’de 231 milyar metreküpe ulaşacağını düşünüyor.

İran’ın Umman ve Irak ile yılda 30 milyar metreküp kapasiteli doğal gaz ihracat anlaşmaları bulunmaktadır. Aynı zamanda İran’ın hedefleri arasında önümüzdeki beş yıl içerisinde penetrasyon oranını yüzde 90’dan 97’ye çıkarmak, petrokimya üretim kapasitesini ikiye katlamak ve enerji üretim kapasitesine 25 GW eklemek bulunmaktadır.

İran’ın yakın gelecekte Avrupa Birliği’nin doğal gaz tedarikçisi olması kolay görünmüyor. İran’ın AB’ye doğal gaz tedarikçisi konumuna gelmesi için ya kapasitesi 14 milyar metreküp (10,4 milyon ton) olan İran LNG projesini (sıvılaştırılmış doğal gaz) tamamlaması gerekmektedir ki bu projenin tamamlanması için 6-9 milyar dolar yatırım gerekiyor. Ya da en az 6-8 milyar dolar miktarında yatırımla Güney Pars ve kuzeybatı bölgelerini birleştirerek Güney Gaz Koridoru vasıtası ile veya 17 kompresörlü 1800 km’lik yeni bir boru hattı ile Avrupa’ya gaz ihraç edebilir. Aynı zamanda bu iki projenin hayata geçmesi için birkaç yılın gerekli olduğu da başka bir gerçektir.

Dalğa Hatınoğlu – Natural Gas World, Uzman & Trend Haber Ajansı Fars Haber Servisi Müdürü

Omid Shokri Kalehsar, Enerji Uzmanı, Yalova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Öğrencisi, Washington DC, ABD

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın