Akkuyu Nükleer Santrali’nin faaliyete geçmesi öncesi 20 milyar dolara mal olacağını söyleyen Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Kumbaroğlu, bunun 8 milyar dolarlık bölümünün Türk şirketlerince karşılanabileceğini bildirdi.

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali projesi Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için Akkuyu Nükleer AŞ’ye 49 yıllığına üretim lisansı verilmesinin ülke ekonomisine doping etkisi yapabileceğini belirterek, “20 milyar dolara mal olması beklenen nükleer santralin yaklaşık 8 milyar dolarlık bölümü Türk şirketlerince karşılanabilir.” dedi.

Kumbaroğlu yaptığı açıklamada, Akkuyu NGS’deki söz konusu gelişmenin ardından gözlerin yeniden Türkiye’nin nükleer enerji yolculuğuna çevrildiğini söyledi.

Rusya ile 2010’da imzalanan hükümetler arası anlaşmaya değinen Kumbaroğlu, söz konusu anlaşmada nükleer santrale ilişkin emtiaların tedariki, hizmetlerin icrası ve projenin inşa aşaması ile bağlantılı olarak çalışmaların yürütülmesinde, tedarik zincirinin üyeleri olarak büyük ölçüde Türk şirketlerinin istihdam edileceği konusunun yer aldığını anlattı.

Kumbaroğlu, yılda 8 bin saatlik çalışma süreli elektrik üretim sistemiyle çalışması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali’nin tamamen işletmeye alınmasından sonra Türkiye’deki elektrik enerjisi talebinin yüzde 6-7 kadarını tek başına karşılamasının öngörüldüğünü hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Uzmanlar, Akkuyu Nükleer AŞ’ye 49 yıllığına üretim lisansı verilmesini, kritik bir psikolojik eşiğin daha aşılması olarak görüyor. Akkuyu henüz elektrik dahi üretmeden, ülke ekonomisine doping etkisi yapabilir. Ayrıca üretim lisansıyla birlikte, Akkuyu’da işler hız kazanacaktır. 20 milyar dolara mal olması beklenen nükleer santralin yaklaşık 8 milyar dolarlık bölümü Türk şirketlerince karşılanabilir. Bu ifadeyi 8 milyar doların yerli firmaların cebine gireceği olarak da okuyabiliriz. Nükleer güç santrali projelerinin özelliklerini ve özel emniyet gereksinimlerini karşılayan, uluslararası standartlarda çalışan tedarik zinciri şirketleri için de bu projeyle beraber büyük bir pazar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca nükleer santrallere yönelik oluşan kapasite uzay, havacılık ve savunma gibi yüksek katma değerli ileri teknoloji sanayi kollarının gelişmesine öncülük edecektir.”

Akkuyu sürecinde yasal açıdan düzenleyici çerçevenin ve denetlemelerin gerçekleştirilmesinde saydamlık ile bağımsızlık ilkelerinin öncelikler arasında yer alması gerektiğini de vurgulayan Kumbaroğlu, düzenleyici otoritenin karar alma sürecinde gerek siyasi otoriteden gerekse düzenleme ve denetim altındaki işletmeden bağımsız olmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Kumbaroğlu, santralin elektrik üretmesinin, 29 Ekim 2023’e yetişeceğinin açıklanmasına ilişkin olarak ise “Hükümetler arası anlaşmada ‘tüm belgeler, izinler, lisanslar, rızalar ve onayların verilmesinden itibaren 7 yıl içinde birinci ünite ticari işletmeye alınır’ hükmü yer alıyor. Buradan, 29 Ekim 1923 tarihine yetiştirilmek üzere hızlandırılmış bir inşa süreci yürütüleceğini anlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.