Türkiye, enerjide etkin rol oynamak için, başta “milli” olmak üzere “nükleer” ve “yenilenebilir” kapasiteyi geliştirme hedefiyle ilerleyecek.

Başbakan Binali Yıldırım, enerji alanındaki milli ve yerli kapasiteyi geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.
Başbakan Binali Yıldırım, Dünya Petrol Kongresi’nde yaptığı konuşmada, yenilenebilir enerjinin yanısıra nükleer enerjiyi de enerji sepetine dahil etme konusunda önemli adımlar atıldığını ifade etti.

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin dünya hidrokarbon kaynaklarının beşte üçüne komşu durumunda bulunduğunu, enerjinin, dünyanın sayılı ekonomileri arasına girme hedefinde lokomotif unsurlardan biri olduğunu bildirdi.

Türkiye olarak, enerji politikalarıyla ulaşmaya çalıştıkları nihai amacın, enerji güvenliğini, çeşitliliğini artırarak, milletin refahını, huzurunu, teminat altına almak olduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

“Enerji alanındaki aktörlerin çoğaldığını, yeni üretici ülkelerin piyasaya girdiğini, tüketimin giderek OECD ülkelerinden Asya kıtasına, kalkınmakta olan ülkelere kaydığını, yenilenebilir enerji başta olmak üzere alternatif enerji kaynaklarının artmakta olduğunu müşahede etmekteyiz. Büyük bir hızla yaşanmakta olan ve bütün ülkeler bakımından sonuçları olan bu değişim karşısında, en doğru seçimi yapmaya, en doğru kararları vermeye mecburuz.”

Başbakan Yıldırım, enerji güvenliği kavramının önemli bir boyutunun da siyasi sorunların çözülmesi, gerek kaynak ülkelerde, gerekse güzergah ülkelerde huzurun ve barışın tesis edilmesi olduğunu kaydetti.

Yıldırım, Kıbrıs adası etrafındaki kaynaklarının her iki tarafa ait olduğunu bir kez daha hatırlatarak, “Türkiye kendisine ait ipso-fakto hakları ve Kıbrıs Türklerinin haklarını sonuna kadar koruyacak” dedi.

“Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, dünyada halen elektriğe erişimi olmayan 1 milyar 200 milyon insan var” diyen Yıldırım şöyle devam etti: “2.7 milyar insan günlük kullanım için, yakıt için biyokütleye bağımlı halde. Bu dünya açısından üzücü bir tablodur. Ancak son yıllarda ülkemizin de öncülüğünü yaptığı enerji erişimini artırma çabaları meyvelerini vermeye başlamış ve milyonlarca insan bu hazin şartlardan kurtulabilmiştir. Özellikle gemilerle mobil enerji santralleri konusunda Afrika, Uzak Doğu, birçok ülkeye Türkiye destek vermektedir. Ortak sorumluluk bilinciyle yürüteceğimiz azimli çabalar hepimizin başarısı olacaktır.”

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, “Gelecekte Avrupa’nın doğalgaz dağıtım merkezi Balkanlar olacak. Şimdi TANAP, TAP gibi projelere odaklanmak ve bunların başarısı için çalışmak durumundayız. Bulgaristan ve Sırbistan üzerinden geçecek projelere de odaklanmalıyız. Aktif şekilde çalışmak suretiyle bu doğalgaz projelerini bölgede uygulamalıyız” dedi.

ADNOC (Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi) Direktörü Abdulla Salem Al Dhaheri, “Amacımız işimizi gelecekle uyumlu hale getirmek. Teknoloji ve altyapı kaynaklarına önemli yatırımlar yapıyoruz. Yüksek kaliteli ürünlerin üretimi, sürdürülebilir oluşunu destekleyip, kaynakların değerini artırarak, inovatif ve yenilikçi pazarlama tekniklerini kullanıyoruz” dedi.

Dhaheri, “Önümüzde zorluklar var ama bu önemli kazanımlar da oluşturuyor. Petrokimyasallar, teknoloji ve çalışanlara yapılan yatırımları öne alarak bu süreçleri karşılıyoruz. Amacımız, işimizin sınırlarını zorlayarak öne çıkmak” ifadelerini kullandı.

Katar Enerji ve Sanayi Bakanı Muhammed bin Salih es-Sade, ülkesine uygulanan ambargoya rağmen Doha yönetiminin ortaklarıyla var olan tüm anlaşmalara bağlı olduğunu belirtti.

Ambargonun etkisinin sınırlı olacağını söyleyen Sade, “Katar ihracatının yaklaşık yüzde 75’ini Japonya, Hindistan, Güney Kore ve Çin’e yaparken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi arabistan ve Bahreyn’e yapılan ihracatın oranı yüzde 8’den daha az” diye konuştu.

Fosil yakıt türlerinin 2040’ta dünya enerji arzının yüzde 75’ini, LNG’nin payının ise 2035’e kadar yüzde 33’ten 50’ye yükseleceğini kaydetti.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER