Rusya ve ABD arasındaki anlaşmazlıkların arkasındaki asıl nedeni doğalgaz piyasasıdır. Dünyanın her tarafında yaşanan savaşların da asıl hedefi enerji piyasasını kontrol altına almak ve tekel oluşturmak.

ABD ve Rusya arasındaki enerji savaşları yeni bir savaş değildir. Bildiğiniz gibi, savaşların çoğu enerji için yapılmaktadır. Batı ve Rusya savaşı meşrulaştırmak için terör, demokrasi, insan hakları, din gibi, insanların daha duyarlı olduğu çeşitli mekanizmaları kullanırlar. Tüm saydığımız mekanizmaları en iyi kullanan ise ekonomi ve siyasi tüm imkanlara sahip olan devlet yöneticileridir. Devlet yöneticileri ise genelde büyük enerji şirketlerinin ve silah üreticilerinin destek vererek iktidara taşıdıkları insanlardan oluşmaktadır. Batı, Rusya ve Ortadoğu’da petrol ve doğalgaz devlete değil özel şirketlere aittir. Sovyetler Birliği dağılmadan devlete ait olan Rus doğalgazı ve petrolü Sovyetler Birliği dağılmakla birlikte özelleştirildi. Böylece enerji piyasasına giren Rusya, ABD ile karşılaştı ve ABD ve Rusya arasındaki enerji savaşları başladı. ABD’nin ve Rusya’nın enerji politikasına karşı diğer devletler alternatif enerji arayışı içinde olsa da tüm girişimler başarısızlıkla sonuçlanıyor. Çünkü tüm dünyaya adeta enerji ile şantaj yapan ABD ve Rusya petrole ve doğalgaza alternatif bir enerjiye asla izin vermez. Ayrıca, ABD’nin ve Rusya’nın diğer politikası petrol ve doğalgaz üreticisi olan diğer devletleri de kontrol etmektir.

ABD’nin Afganistan’ı ve Irak’ı işgalinin arkasında ve Arap Baharının arkasında da yine enerji politikaları bulunmaktadır. New York’ta yaşanan 11 Eylül olayları ve El-Kaide ise şimdiki DAEŞ gibi savaşı meşrulaştırmak için kullanılan mekanizmalarıdır. Arap Baharı döneminde ise “demokrasiye” vurgu yapıldı. Tüm bu savaşların durup dururken ortaya çıkmadığı zaten biliniyor. İslam dünyasına ise “İslam ümmeti uyanıyor” sloganları verildi. İslam ümmeti belki uyandı ama birbirine girdi ve emperyalizmin silah üreticilerini destekliyor. Dönelim asıl konuya…

ABD Başkanı Donald Trump Polonya ziyaretinde Avrupa’ya doğalgaz ihracatını arttıracağını söyleyince kalabalık onu ayakta alkışlamıştı. Aslında Trump bu açıklamasıyla Rus “Gazprom” şirketine resmen savaş ilan etmişti. Rus “Gazprom” şirketi dünyanın en büyük doğalgaz üreticisidir. Bünyesinde 580 bin kişi çalışmaktadır. Gazprom’un en modern silahlara sahip özel askeri birlikleri bile var. Trump’ın Polonya’da yaptığı açıklama ise diğer taraftan Rusya ve ABD arasındaki Avrupa pazarına gaz tedariki için verilen savaşta bir tırmanışı işaret ediyor.

İlk bakışta Rus “Gazprom” şirketinin doğalgaz tedarikçisi olarak güçlü bir pozisyonu vardır. Gazprom’un kocaman doğalgaz rezervleri ve düşük maliyetle doğalgaz üretim imkanları var. Ayrıca, Gazprom doğalgazını boru hatları vasıtasıyla Avrupa’ya pompalama imkanına sahiptir. Boru hatlarıyla doğalgaz pompalamak ise deniz yoluyla sıvılaştırılmış gaz taşımak ve yeniden gazlaştırmaktan daha çok ucuzdur.

Ancak, ABD’nin Avrupa’ya doğalgaz tedariki daha belirgin bir siyasi çağrışım elde ediyor. ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yeni yaptırımlar, doğrudan doğalgaz ihracat boru hatlarını etkileyebilir. ABD Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi Başkanı Jason Bordoff’a göre, Gzprom’un iki seçeneği var, fiyat rekabetini ve pazar payını koruması veya yüksek fiyatları koruyabilmek için ihracatını azaltmak. Gazprom ihracatını azaltamaz. Dolayısıyla, fiyat rekabeti Gazprom’un cirosunu ciddi bir şekilde etkileyecektir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Polonya’daki açıklaması Orta Avrupa’nın NATO yanlısı politikacıların ruh hali ile uyum içindeydi. Çünkü Moskova gaz ihtiyacı olan Polonya gibi ülkelerde boru hatlarıyla bir etkiye sahiptir. Sadece Rusya’nın etkisinden kurtulmak için daha pahalıya mal olacağını bildiği halde bazı Avrupa ülkeleri ABD’ye gaz bağımlılığını tercih ederlerdi.

ABD’nin yeni yaptırımları özellikle yapım aşamasındaki “Kuzey Akım-2” doğalgaz boru hattını etkileyecek gibi gözüküyor. Bu yaptırımlar bunu etkilediği takdirde ABD ve Rusya arasındaki gaz savaşı daha da şiddetlenecektir. Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Siyasi nedenlerden dolayı uygulanan bu ekonomik kısıtlamalar sonunda enerji piyasası fiyatlarında artışa neden olacaktır, diyerek bazı Avrupa ülkeleri için ciddi bir risk olacağını vurgulamak istedi. Ancak, ABD gaz fiyatlarının düşeceğine inanıyor. Böylece Avrupa gaz tüketicilerinin önünde gaz piyasası daha esnek hele gelir ve rekabet yükselirse gaz fiyatları da düşebilir. ABD ve Rusya gaz savaşlarına devam ederken sonuçta kazanan gaz tüketicileri olacaktır.

Riyad Makaev / Analiz