Bir yıla yakın süren deneme sürecinin ardından Danimarka park halindeki elektrikli araçların yedek şarj olarak kullanılabileceğini gösterdi. Üstelik bu elektrikli araçlar sahiplerine para da kazandırıyor.

Nissan’ın Enerji Hizmetleri Direktörü Francisco Carranza, basına verdiği röportajda 10 adet Nissan e-NV200 minibüs filosunun yıl boyunca 1,300 Euro kazandığını söyledi. Dünya çapındaki elektrik şebekeleri, daha fazla elektirkli aracın yola çıkmasıyla ve şebeke tedariği değişiklikleri gerçekleşmesiyle bir değişim çağına giriyor. Eğer bir çok araç, eş zamanlı olarak şebekeden elektrik çekmeye çalışırsa (araçlar evde ya da iş yerinde park halindeyken) bu durum şebekenin talebi karşılamak üzere çalışma şeklini tehdit ediyor.

Şebeke ve araç bağlantısı için yürütülen araştırmalar yıllardır yapılıyor. 2010 yılında Doğu Sahili şebeke müdürü PJM, Delaware Üniversitesi ile çalışarak şebeke ile araç arasındaki ilişkinin kontrolünü ve mantığını test etti. Ford ve GM de özellikle şarj etme ve şarj etmeme üzerinde benzer testleri uygulamayı denedi. Bu şekilde elektrikli araç sahipleri ihtiyaç halinde yeterli enerjiye sahip olabilecekti.

Nissan ile enerji şirketi Enel arasında geçen ve Danimarka’da yapılan son test ise geçtiğimiz Ağustos ayında başlamıştı. 10 Nissan e-NV200 minibüsleri çift taraflı şebekeye bağlanarak dahil olduğu testte araçlar gündüzleri Danimarka’nın Frederiksberg Forsyning elektrik dağıtım şirketinin parkında durdu. Çift taraflı şebeke bağlantısı araçların pilleri bittiğinde elektrik çekmesine ve elektrik fazla geldiğinde ise elektriği şebekeye geri yollamasını sağlıyor.

Nissan filosunun toplam kapasitesi tüm araçlar şebekeye bağlıyken 10 kwh, şarj aletlerinin kullandığı platform ise şebekeler ve arabalar arasındaki enerjiyi akıllı bir şekilde gönderip geri alıyor. Bu arada Delaware Üniversitesi tarafından geliştirilen bu teknolojiyi ticarileştiren Kaliforniyalı şirketin adı da Nuvve.

Şimdilik emekleme döneminde olan şebeke ve araba arasındaki bu teknolojinin gerçek sonuçlarını ancak şebekelere bağlanan elektrikli araç sayısı artış gösterdiğinde alabileceğiz. Dolayısıyla buna dair testlerin bir an önce başlaması mühim. Carranza’nın bu konudaki yorumu ise dikkate değer: “Eğer elektrikli arabaların şebekeler üzerinde yaptığı etki konusunda görünürlüğe ya da kontrole sahip değilseniz pazara körü körüne büyük sayıda araç sokmak yeni sorunların başlangıcı olacaktır.” diye ekledi.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın