BİLİM, SANAYİVE TEKNOLOJİ BAKANI FARUK ÖZLÜ DİĞER KATILIMCILARLA BİRLİKTE 10. ULUSLARARASI ENERJİ KONGRESİ VE FUARI'NIN (EIF) AÇILIŞ KURDELESİNİ KESTİ VE FUARI GEZDİ. (İHA/ANKARA-İHA)

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, 10. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı’nda (EIF) yaptığı konuşmada, milli enerji ve maden politikasının bir kalkınma hamlesine dönüştüğünü belirterek, “Dünya klasmanında bir altyapı, dünyanın en başarılı şirketleriyle ortak yerlileştirilmiş Ar-Ge çalışması ve maksimum istihdam yeni enerji politikamızın temel ayaklarını oluşturuyor. Bu kalkınma politikasında en çok önem verdiğimiz konulardan biri, kısa ve uzun dönem enerji arz güvenliğine sadece petrol, doğalgaz, kömür, yenilenebilir olarak bakmayıp, insanımızın zekasını, çalışkanlığını ve yenilikçiliğini de bir arz güvenliği ve kalkınma aracı olarak kullanmak olacaktır” şeklinde konuştu.
Dönmez ayrıca yeni dönemde sürpriz Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ihaleleri olacağını da ifade etti.

“Ne TTK’da ne de TKİ’de hiçbir şekilde bir işçi çıkartılması söz konusu olmayacak, özelleştirme söz konusu olmayacak”
Son dönemde kamuoyundaki maden sektöründe işçi çıkartılacağına yönelik söylentiler olduğunu belirten Dönmez, “Yerli kömürde üretimi artırmak arzusunda olduğumuzu ifade ettik. Ama bazıları, ’yalan söylüyorsunuz işletmeleri kapatacaksınız’ dedi. Biz ’istihdam artışını hedefliyoruz’ dedikçe ’hayır siz bizi işten atacaksınız’ dediler. Anlaşılan ya biz iyi ifade edemiyoruz ya karşı taraf bizi anlamak istemiyorlar. Belki de tercümanlarda hata var. Ne TTK’da ne de TKİ’de hiçbir şekilde bir işçi çıkartılması söz konusu olmayacak, özelleştirme söz konusu olmayacak. Burada amaçlanan TTK ve TKİ’nin uhdesinde bulunan büyük geniş kömür alanlarının özel sektör eliyle de ekonomiye kazandırılmasıdır. Sadece Zonguldak’ta 1,5 milyar tonluk taş kömürü rezervimiz var. Kamu, özel, yılda 1,5 milyon ton üretiyoruz” açıklamasında bulundu.

“Türkiye elektrik üretiminde Avrupa’nın en büyük altıncı elektrik pazarı konumuna ulaştı”
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz ise son 1 yılda elektrik üretiminde yerli kaynakların payının yüzde 50’ye yaklaştığını kaydederek, 2000’lerin başında sadece 10 bin megavat seviyelerinde olan hidrolik kurulu gücün, 30 bin megavata doğru hızla ilerlediği bugün, 6 bin 400 megavata yaklaşan rüzgar kurulu gücüne sahip Türkiye’nin, rüzgar enerjisi santrali kurulumunda Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sırada yer aldığını anlattı.
Elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklar için verilen teşviklerin sektörü olumlu etkilediğini de söyleyen Yılmaz, “Bugüne kadar yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin teşvik edilmesi, yenilenebilir yatırımlarına ivme kazandırdı ve Türkiye elektrik üretiminde Avrupa’nın en büyük altıncı elektrik pazarı konumuna ulaştı. Yenilenebilir enerjideki gelişim sürecinde özel sektör üzerine düşeni layıkıyla yaptı. İşletmeye alınan yeni kapasitenin yüzde 96’sı özel sektör tarafından kuruldu. 15 yıl önce elektrik üretiminde sadece yüzde 32 düzeyinde olan özel sektörün payı bugün yüzde 75’e ulaştı” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, EPDK’nın yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretimindeki payını artırmak amacıyla üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini vurguladı.

“Enerji, tüm dünyada kalkınmanın, büyümenin ve refah artışının lokomotifidir”
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da Türkiye’nin son yıllarda gösterdiği büyüme performansına bağlı olarak enerji talebinin her geçen gün arttığını belirterek, “Enerji, tüm dünyada kalkınmanın, büyümenin ve refah artışının lokomotifidir” dedi.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğunu hatırlatarak, cari açığın yarısını enerji ithalatının oluşturduğunu belirten Baran, enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın önemine işaret etti. Baran, “Cari açığı aşağılara çekmek ve enerji arz güvenliğimizi sağlamak için enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek ve etkin bir şekilde kullanmak durumundayız. Petrolümüz ve doğalgazımız yok ama güneşimiz, rüzgarımız, jeotermal kaynaklarımız var” ifadelerini kullandı.
Hükümetin hem yenilenebilir enerji alanında, hem de nükleer enerji alanında kararlı adımlar attığına ve önemli projeler yürüttüğüne dikkati çeken Baran, “Enerji alanında atılan adımlar, Türkiye’nin geleceğini aydınlatacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Elektrik enerjisiyle çalışacak yerli otomobilin de büyük bir adım olduğunu belirten Baran, yerli otomobilin ilk müşterilerinden olmak istediklerini kaydetti.
Enerji sektörünün kalbinin üç gün boyunca Ankara’da atacağını belirten Baran, “Şehrimizin böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmasından mutluluk duyuyorum” dedi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı ve Kongre Onursal Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları konusunda diğer ülkelere göre çok avantajlı bir coğrafyada bulunduğunu anlattı. Büyükekşi, hedeflerinin 67 bin ihracatçıyı temsil eden bir başkan olarak Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırabilmek olduğunu ifade etti.
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye’nin 2023 ve 2030 milli hedeflerinin gerçekleşmesi için özel sektörün yatırımlardaki hızlı ivmesinin korunması gerektiğini ifade ederek, ülkede enerji ve elektrik üretiminde özel sektörün payının daha da artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Arap dünyasında Nobel Barış Ödülü alan ilk kadın olan Tevekkül Karman yaptığı konuşmada, enerjinin ekonomik kalkınma, güvenlik ve barış açısından ciddi öneme sahip olduğunu vurguladı.
Konuşmaların ardından Bakan Özlü diğer katılımcılarla birlikte EIF’in açılış kurdelesini kesti ve fuarı gezdi. Kongrenin açılışında ise Anadolu Ateşi bir gösteri sundu.
ATO Congresium’daki fuar 10 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın