Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Sulama, içme suyu, enerji ve taşkın koruma amaçlı olarak inşa edilen baraj sayımızı 2023 yılında bin 454’e yükselterek milletimizin hizmetine sunacağız. Bu sayede bütün yerleşim yerlerinin 2040 yılına kadar ihtiyacı olan içme-kullanma ve sanayi suyu temin edilecek” dedi.

Eroğlu, yaptığı açıklamada yakın bir gelecekte dünyadaki en önemli sektörün gıda güvenliği ve gıda arzı olacağını belirtti. Bu sebeple Türkiye’yi dünyanın gıda üretim ve ihracat merkezi haline getirmek istediklerini aktaran Eroğlu, “Yeter ki biz sulama projelerimizi, barajlarımızı, göletlerimizi yapalım. Bu maksatla bir seferberlik başlattık. Ekonomik sulanabilir bütün zirai alanlarımızı suya kavuşturmakta kararlıyız.” dedi.

Bu çerçevede planlamalarını yaptıklarını belirten Eroğlu şunları kaydetti: “1954-2002 yılları arasında 276 baraj inşa edildi, 2002-2017 yılları arasında ise 451 baraj tamamlandı. Planlama, proje ve inşaat aşamasında bulunan 727 baraj ise 2018-2023 yılları arasında tamamlanacak. Sulama, içme suyu, enerji ve taşkın koruma maksatlı olarak inşa edilen baraj sayımızı 2023 yılında bin 454’e yükselterek aziz milletimizin hizmetine sunacağız. Bu sayede 1053 Sayılı Kanun kapsamındaki bütün yerleşim yerlerinin 2040 yılına kadar ihtiyacı olan içme-kullanma ve sanayi suyu temin edilecek. Ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar alan sulu ziraata kavuşacak. Ayrıca binlerce yerleşim yeri ile milyonlarca dekar arazi taşkın zararlarından korunarak bu barajların bazılarına kurulacak santraller ile yerli ve yenilenebilir enerji üretilecek.” dedi.

Eroğlu, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını, bu sebeple suyun tasarruflu kullanılması gerektiğini belirtti.Yağışın bol olduğu dönemlerde suların biriktirilmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, “Barajlar, bu dönemde hem taşkınların önüne geçmemizi sağlıyor hem de biriktirilen suların kurak dönemlerde içme suyu ve sulama maksatlı olarak kullanılmasına imkan veriyor.” ifadelerini kullandı.

Biriktirilen suların büyük bir bölümünün sulamada kullanıldığını aktaran Eroğlu, “Bu sebeple eski sulama sistemlerini terk ederek damlama ve yağmurlama sistemlerine geçtik. Artık bütün projelerimiz bu sistemle inşa ediliyor. Bu sistemler suyu daha tasarruflu kullanmamıza olanak sağlıyor.” değerlendirmesini yaptı.

DSİ tarafından geliştirilen sulama projelerinden sonra şekerpancarı, çiçek bahçesi, baklagiller, susam, her çeşit sebze, çilek, ayçiçeği ve ikinci ürün gibi bitkilerin çeşitlilik göstermeye başladığına da işaret eden Eroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:”Sulamadan önce kuru tarım yapılan alanlarda hububat ağırlıklı ekim yapılırken, sulamadan sonra ürün çeşitliliği meydana geldi. Hayata geçirilen bu projeler ülke tarımının, ilkel ziraattan daha etkin ve yoğun teknoloji kullanımını gerektiren modern ziraata geçişinde önemli bir rol oynadı. Barajlar, içme suyu ve enerji açısından da ülkeye çok fayda sağladı. 42 milyon vatandaşımıza ilave içme suyu temin ettik. Bu barajlarla içme suyumuzu da teminat altına alıyoruz. Diğer yandan kendi öz kaynağımız olan suyumuzla enerji üretiyor ve dışa bağımlılığımızı azaltıyoruz.”

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın