Rusya’daki bir nükleer santralden sızıntı yaşandığı ve radyoaktif madde içeren bulutların Türkiye üzerinden geçtiği haberleri sosyal medyada paniğe yol açtı. Uzmanlar, “Tehdit edecek seviyeye gelseydi erken uyarı sistemi alarma geçerdi” dedi.

Rusya’nın Çelyabinsk bölgesindeki Mayak Nükleer Tesisi’den sızıntı olduğu ve radyasyonlu bulutların Türkiye’ye geldiği iddiası toplumun bir kesiminde endişeye neden oldu. Rus Meteoroloji Ajansı, Ural Dağları üzerinde radyoaktivitenin önemli oranda arttığına ilişkin raporları doğrularken, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu’dan yapılan açıklamada ise, Rus nükleer tesislerinde atmosferdeki rutenyum-106 seviyesinin yükselmesine sebep olacak bir olay ya da kazanın meydana gelmediği ifade edildi.

Avrupa genelinde radyoaktif kirliliğin arttığını duyuran Fransa Nükleer Güvenlik Enstitüsü’nün, Rusya veya Kazakistan’daki bir nükleer tesiste sorun çıkmış olabileceğini açıklaması kafaları karıştırdı. Greenpeace Rusya’yı nükleer alarmı ‘kamufle etmekle’ suçlayarak soruşturma açılmasını talep etti. Sosyal medyada da bazı hesaplardan, “Radyoaktif bulutlar şu anda Türkiye’nin üstünden geçiyor. Bir süre yağmur altında kalmamaya çalışın” şeklinde paylaşımlarda bulunuldu.

Nükleer sızıntı iddiasını değerlendiren Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şule Ergün, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu verilerinde önemli bir değişiklik yaşanmamasına dikkat çekti: “Radyasyon riskine karşı dikkatli bir şekilde incelemeler yapılmalı. Fransa için yapılan ciddi bir çalışma var. Orada tehdit edecek seviyeye ulaşmadığı söyleniyor. Bulutların hakim rüzgarların etkisiyle Avrupa’ya ulaştığı görülüyor. Marmara’da yağmur almadığımız için sızıntıdan etkilenmedik. Sızıntı rüzgarla birlikte dağılacağı için etki etmesi giderek düşen bir ihtimal. Avrupa için ciddi bir nükleer tehlikenin olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’nin deniz ve kara sınırları dahil olmak üzere radyoaktif ölçümlerini yapan radyasyon erken uyarı sistemi var. Eğer sağlığı tehdit edecek bir seviyeye gelseydi bu sistem alarma geçerdi” denildi.

Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Doğan Bor, “Fransa’daki Radyasyondan Korunma ve Nükleer Güvenlik Enstitüsünün (IRSN) yaptığı simülasyon çalışmalarına göre Rutenyum 106 izotopunun Ural dağları ile Volga Nehri arasında bir yerden salındığı belirtilmekte. Bu izotop nükleer yakıt ile radyoaktif kaynak üreten tesislerde ve ayrıca uydularda kullanılıyor. Uluslararası Atom Enerji Ajansı, bir uydunun bu bölgeye düşmediğini belirtiyor, dolayısıyla bir kaza söz konusu olabilir. Rutenyum 106, 14 Avrupa ülkesinin ölçümlerinde Eylül başından itibaren incelenmeye başlanmış Ekim ayında konsantrasyon giderek azalmış ve artık incelenmeyecek seviyelere inmiştir” dedi.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın