Türksam Dış Politika Uzmanı Ahmet Babiş, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını ortadan kaldıracak olan Türk Akımı ve nükleer enerji santralleri gibi dev projelerini yorumladı. Babiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in görüşmesi sonrası hız kazanan enerji hamlelerinin, Türkiye’nin elini güçlendireceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’le Aralık ayında gerçekleştirdiği ve iki lideri bu yıl içerisinde yedinci kez bir araya getiren yüz yüze görüşme sonrasında Türkiye’nin enerji güvenliğini artıracak olması itibarıyla önemli olduğuna işaret ettiği Türk Akımı Projesi hız kesmeden sürüyor. TÜRKSAM Dış Politika Uzmanı Ahmet Gencehan Babiş, Türkiye’nin enerji tedariki konusunda dışa bağımlılığını azaltacağına işaret edilen Türk Akımı projesine ilişkin olarak konuştu.

Türkiye ve Rusya arasındaki enerji projelerinin önemine ve bu projelerin temelinin iki ülkenin giderek yakınlaştığı dönemden önce atılması itibarıyla çok daha uzun vadeli stratejilerin sonucu olduklarına işaret eden Babiş, “Son dönemlerde Türkiye-Rusya yakınlaşması söz konusu. Buna Türkiye’nin milli güvenliğini kapsayan S-400 süreci, Astana’yla ele alınan bölgesel güvenlik ve domates mevzusuyla gündeme gelen ticaret konusu var. Bu gündem maddeleri bu yakınlaşmayla ilintili. Fakat iki ülkenin enerji projeleri, yakınlaşmanın da ötesinde uzun vadeli politikaların sonucu. Bu enerji projelerinin en önemlisi de Türk Akımı projesi ve Akkuyu Nükleer Santrali.” dedi.

Türk Akımı’nın Türkiye’nin elini güçlendirecek bir proje olduğunun altını çizen TÜRKSAM uzmanı Babiş, “Türk Akımı, Güney Akımı’ndan sonra ortaya çıktı; ve bu projeyle Ukrayna’nın by-pass edilmesi söz konusu. Yani Avrupa’ya ulaşmak için Ukrayna değil, Türkiye aracı olacak. Daha önce birbirine alternatif olan Nabucco ve Güney Akım projeleri vardı. İkisinden de sonuç alınamadı. Şimdiyse, TANAP ve Türk Akımı projeleri var. Tam da bu noktada Türkiye’nin rolü son derece önemli. Çünkü daha önce sonuçlanmayan projelerin aksine, şimdi Türkiye, sonuç alınması yolunda ilerlenen iki projenin birleşme noktasında. Dolasıyla bu Türkiye’nin elini güçlendirebilir.” ifadelerini kullandı.

Türk Akımı’nın öneminin, projenin devre dışı bırakacağı ülkelerin hesaba katılarak anlaşılabileceğine değinen Babiş “Ayrıca, by-pass edilmeye yakın zamanda karar verilen Yunanistan’a karşı da Türkiye’nin eli güçlenecektir. Bu tablo, doğalgazın Rusya, Türkiye ve Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya çıkışını gündeme getiriyor. Bu hamle İsrail, Rum kesimi ve Yunanistan hattını dengeleme potansiyeli sebebiyle de önemli.” dedi.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın