Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına dair yönetmelikte değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmeliği yayımladı. Üye tam sayısı ile toplanması esas olan kurulda, kamuya ait enerji ve ulaşım yatırım projelerinde, kararlar toplantıya katılan üyelerin çoğunluğu ile de alınabilecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, geçen ay yayımladığı ‘Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelikte hayati önemde değişiklik yaptı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre, 9 üyeden oluşan ‘Toprak Koruma Kurulu’ artık üye çokluğu sağlanması ile tarım arazilerinin enerji veya ulaştırma yatırımları için karar alabilecek.

Konu ile ilgili açıklamada bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş; “Dünyada tarım alanları konusunda sınıra gelindi. Yeni tarım alanı açamayız. Mevcut tarım alanlarının bu dünyayı beslemesi lazım. Şu anda durum iyi gibi gözüküyor ama artan nüfusa bağlı olarak değişecek. Türkiye’de daha hızlı olacak.” dedi.

Prof. Dr. Savaş sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Aslında bu yönetmelik yeni değil. Toprakların korunmasına yönelik bir yasa var. Bu yasa bütün illerde bir toprak koruma kurulu ön görür. Tarım arazilerinde, tarım dışında bir şey yapmak için kararı kurul alır. Yönetmelik değişti. Eski yönetmelikte de sıkıntı vardı ama yeni yeni yönetmelik de toplanma sayısı ile ilgili bir değişiklik yapıldı. Kurul üye tam sayısı ile toplanması esastı. Zorunlu hallerde en az altı üye gerekli idi. Buna şimdi bir ekleme yapıldı. Kamuya ait enerji ve yatırım projelerinde kurula katılan üyelerin çokluğu ile de karar alınabilir deniyor. Kurul kararları beşte üç çoğunlukla alır ama enerji yatırımları söz konusu ise bu çoğunluk aranmaz” diye konuştu.

“Kurul dokuz kişiden ulaşıyor. Beşi kamu görevlisi, bir ziraat mühendisleri odası, Tema Vakfı İl Temsilcisi, üniversite ve Ticaret Borsası. Ticaret Borsası yerinde daha önce Ziraat odası vardı ancak onlarla birlikte bu kararların çoğu geçmiyordu. Biz ve Tema dışında, kurulun diğer üyeleri Valilik tarafından değiştirilebilir özelliktedir. Ziraat Odası yerine Ticaret Borsası kurula dahil oldu. Belediye mücavir alanı içinde olan araziler söz konusu ise de Belediye Temsilcisi de katılır. Eğer sulanabilir arazi ise DSİ katılır. Bir projenin onaylanması için 9 üyeden 7’sinin evet demesi gerekiyordu ancak enerji yatırımlarında sadece beş kişinin evet demesi yeterli olacaktır.”

“Kamuya ait enerji ve ulaşım deniyor. Enerji derken, termik santral kast edilmiş olabilir. İstedikleri yerden yol geçirebilirler. Biz hep söylüyoruz. Belediyeye de söylüyoruz. Verimli topraklar imara açılıyor. Bu alanların imara açılmaması lazım. Bunlar için alternatif alanlara gidilmesi gerekir. Geçtiğimiz dönemde Boğaz Köprüsü ile ilgili toplantı yaptık. Köprü bağlantı yolları ile korkunç bir tarım arazisi kaybı yaşanacak. Dünyada tarım alanları konusunda sınıra gelindi. Yeni tarım alanı açamayız. Mevcut tarım alanlarının bu dünyayı beslemesi lazım. Şu anda durum iyi gibi gözüküyor ama artan nüfusa bağlı olarak değişecek. Türkiye’de daha hızlı olacak. Şu anda tarım topraklarımız nüfusumu beslemeye yeterlidir. Ancak tarım arazilerinin kaybı ve artan nüfusla birlikte bu değişecektir.”

“Bir yerde yol yaparsanız, yanlarında da bir alan kaybetmiş olursunuz. Çanakkale’ye yapılan Boğaz Köprüsü, bağlantı yolları ile birlikte 50.000 dönüm araziyi tarım dışına çıkarmış olacak. Çırpılar’da bir termik santral kuruluyor. Santralin olduğu yerde İl Özel İdaresi bir sulama projesi yapıyor. Üçte ikisi tamamlandı. Bunun kapladığı bir alan var, termik santral suyu da kullanacak. Kirliliği zaten her şeyi etkiliyor. Enerji ve ulaşım projelerinde beş kişinin evet demesiyle artık bu gibi şeylerle daha çok karşılaşacağız. Toprak Koruma Kuruluna gelen taleplerin bir çoğu Ziraat Mühendisler Odası ve Tema Vakfı’nın muhalefetine rağmen geçiyor. Üniversite ve Belediye gelince belki biraz daha mücavir alanlar ile ilgili etkili olabiliriz. Çevreyi kirletmeyen yenilenebilir enerji tesislerine destek oluyoruz. En azından sadece oldukları yeri kullanıyorlar. Zarar vermiyorlar. Bunların da şöyle bir zararı oluyor. Bir ovaya, özellikle sulu arazilerde alan ikiye bölünmüş, sulama engellenmiş oluyor. Çanakkale’de hala açık sulama kanalları var. Üniversite’nin içerisinden geçen bir sulama kanalı hala duruyor. Alışveriş merkezlerinin olduğu yerler de sulama kanalları ile doluydu. Kentimizde bir çok termik santral başvurusu var. İşte bu değişikli daha hızlı gerçekleşecek. Tarım stratejik bir alandadır, ne yaparsak yapalım gıdaya ihtiyacımız var” diye konuştu.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın